Public and Private International Law Bulletin

dc.contributor.authorÜnsal, Hande
dc.date.accessioned2025-03-20T09:41:26Z
dc.date.available2025-03-20T09:41:26Z
dc.date.issued2023
dc.departmentİzmir Bakırçay Üniversitesi
dc.description.abstractVatandaşlık bireyler bakımından, “hak”, “genellik” ve “eşitlik” mülahazalarıyla gündeme gelirken, devletler bakımından, “hükmedilecek topluluğu” belirleme yetkisi nedeniyle egemenliğin önemli bir veçhesi olarak ortaya çıkmıştır. Göç hareketlerindeki artışlara koşut olarak, devletler, vatandaşlığın sonradan kazanılmasına ilişkin imkanları genişletmektedirler. Buna rağmen vatandaşlıklarını doğum anında kazanan kişiler, halen dünya nüfusunun ağırlıklı bir kısmını oluşturmaktadır. Bu nedenle doğum yoluyla vatandaşlığın kazanılması konusunda benimsenen ilke ve usuller hem bireyler hem de devletler bakımından büyük önem taşımaktadır. Doğumla vatandaşlığın kazandırılması hususunda başvurulan iki temel esas ius sanguinis (soybağı esası, kan esası) veya ius soli (doğum yeri esası, toprak esası)’dir. Çalışmanın konusunu oluşturan ius soli esası kapsamında çocukla devletin bağının kurulmasında “doğum yeri” belirleyici unsur olmaktadır. Ius soli’nin geleneksel kullanımında bir devletin ülkesinde doğmuş olmak o devlet vatandaşlığının kazanılması için yeterli olmaktadır. Bununla birlikte, II. Dünya Savaşı sonrası dönemde ius soli, giderek yaygınlaşan bir şekilde, vatansızlığı önleme ve ikinci ve üçüncü kuşak göçmenlere vatandaşlık kazandırma işlevini de üstlenecek şekilde kullanılmaya başlamıştır. Ius soli’nin vatansızlığı önleyici işlevinde, ülkede doğmuş ve ana-babasına bağlı olarak herhangi bir devletin vatandaşlığını kazanamayan çocuklara ve/veya ülkede bulunmuş çocuklara o ülke devletinin vatandaşlığının doğumla izafesi sağlanmaktadır. Ius soli’nin görece yeni bir kullanımı olan ikinci/üçüncü kuşak göçmenlere doğum anından itibaren vatandaşlık izafesini sağlayıcı işlevinde ise çocuğun ülkede doğmuş olmasının yanı sıra ana/babasına ilişkin bazı koşullar da aranmaktadır. Çalışma temel olarak ius soli’nin anılan bu üç işlevinin incelenmesi amacına hizmet etmektedir. Bu bağlamda uygulamada ortaya çıkan ve çıkması muhtemel sorunlar, uluslararası ve ulusal hukuklardaki düzenlemeler ve dünya çapındaki genel eğilimlerle birlikte inceleme konusu yapılmaktadır.
dc.identifier.doi10.26650/ppil.2023.43.2.1273295
dc.identifier.endpage579
dc.identifier.issn2651-5377
dc.identifier.issn2667-4114
dc.identifier.issue2
dc.identifier.startpage517
dc.identifier.trdizinid1283459
dc.identifier.urihttps://doi.org/10.26650/ppil.2023.43.2.1273295
dc.identifier.urihttps://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/1283459
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.14034/1968
dc.identifier.volume43
dc.indekslendigikaynakTR-Dizin
dc.institutionauthorÜnsal, Hande
dc.language.isotr
dc.relation.ispartofPublic and private international law bulletin
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanı
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_TR_20250319
dc.subjectÇocuk
dc.subjectVatandaşlık
dc.subjectDoğum
dc.subjectÜlke
dc.subjectVatansızlık
dc.subjectius soli
dc.subjectius sanguinis
dc.subjectGemide doğum
dc.subjectBulunmuş çocuk
dc.subjectYaş sınırı
dc.titlePublic and Private International Law Bulletin
dc.typeArticle

Dosyalar