GÜZAY, Aybüke2024-03-092024-03-0920232667-5366https://doi.org/10.53718/gttad.1302563https://search.trdizin.gov.tr/yayin/detay/1206859https://hdl.handle.net/20.500.14034/1735Kafkasya Coğrafyası, tarihsel zenginliğinin yanı sıra stratejik konumu itibariyle de paylaşılamayan bir bölge olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu bölge, İkinci Dünya Savaşı’nda Almanya ve Sovyetler Birliği arasındaki mücadelenin bir piyonu olmuş, savaş esnasında Kafkasya’da yaşayan halkların geleceği, iki büyük gücün çıkarları üzerine şekillendirilmeye çalışılmıştır. Almanya ve Sovyetler Birliği arasındaki mücadele Müslüman-Türk Dünyası’nı etkilemiş; Almanya Sovyetler Birliği’ni bertaraf edebilmek için Sovyet coğrafyasında zulüm altında yaşayan milletleri kullanma yolunu tercih etmiştir. Bu milletlerin arasında Kırım Tatarları, Türkistan coğrafyasında yaşayan Türk kökenli milletler ve Kafkasya halkları yer almaktadır. Almanya’nın nihai hedefi olarak Sovyetler Birliği’nin bertaraf edilmesi, Bolşevikliğin yok edilmesi ve Rusya coğrafyasının ele geçirilerek iklimsel olarak uygun bölgelere Almanların yerleştirilmesi planlanmıştır. Fakat Almanların bu planları Kafkasya coğrafyasında kolay olmayacak, Almanlar coğrafi olarak zorlu bir bölge olan Kafkasya’da, diğer bölgelerde ilerledikleri gibi kolay hareket edemeyecekler, geniş ve istikrarı olmayan bu cephede kısa sürede taarruzu bırakıp savunmaya geçerek geri çekilmek zorunda kalacaklardır. Kafkasya’da varlık gösterdikleri süre içinde ise izleyecekleri politika, Kafkas halklarını kendi yanına çekerek Sovyetler Birliği’ni etkisiz hale getirmek ve mümkünse ortadan kaldırmak olacaktır. Bunun için Kafkasya’da Almanlar tarafından güçlü bir propaganda yapılmakla birlikte, Kafkas halklarının dinî yaşantılarına saygı gösterilmiş, dinî bayramlarını kutlamalarına izin verilmiş, camiler açılmış ve İslam’a olan saygı sık sık vurgulanmıştır. Halkın desteğini almak ve güvenlerini kazanmak amacıyla uygulanması gereken politikaların Almanlar tarafından iyi planlanmış olduğu görülmektedir. Ayrıca Almanlar tarafından işgal edilen bölgelerde faaliyet göstermek üzere Propaganda Bakanlığı da kurulmuş ve her halkın gelenek-görenek ve inançlarına göre propaganda alanları oluşturulmuştur. Özelikle Kuzey Kafkasya ve Güney Kafkasya’nın coğrafi yapıları, stratejik değerleri, bölgede bulunan devletlerin tarihi geçmişleri ve İkinci Dünya Savaşı esnasındaki birbirlerine karşı olan tutumları ile halkın gelenek görenekleri hesaba katılarak ayrı ayrı planlar yapıldığı görülmektedir. Alman yetkililerin birbirleri ile olan yazışmalarında Kafkasya’nın tarihine, bölgede bulunan halklara, nüfus ve dil yapılarına dahi atıf yapıldığı, işgal esnasında kendilerine fayda sağlayacak her bilginin derinlemesine araştırıldığı dikkat çekmektedir. Halkın manevi yapısı, cesareti, savaş yetenekleri ve özgürlük istekleri de sık sık vurgulanmıştır. Bu vesileyle Almanların inisiyatifiyle oluşturulan Kafkasya lejyonları da Sovyetler Birliği’ne karşı cephelerde mücadele etmişler ve Almanların yanında savaşa katılmışlardır. Kafkasya halklarının amacı bu vesileyle Sovyetler Birliği’nin zulmünden kurtularak özgürlüklerine kavuşmak, bu süreçte ise Almanların yardımını kullanmak olmuştur. Kafkasya lejyonunda Azerbaycan Türkleri, Dağıstanlılar, Lezgiler, Çeçenler ve İnguşların adları geçmekle birlikte Almanların varlık gösterdiği bölgelerde Karaçaylar-Balkarlar, Kabardeyler ve Çerkesler de yer almaktadır. Zira Kafkas halkları Alman işgalini fırsat bilerek Sovyetler Birliği’nin zulmünden kurtulma ve bağımsızlıklarını kazanma yolunda mücadele etmek istemişlerdir. Fakat Almanların Kafkasya’da yenilgiye uğramaları ve geri çekilmeleri Kafkasya halkları açısından hayal kırıklığı ile sonuçlanmıştır. Bu çalışmada Almanların siyasi-askerî ve dinî uygulamaları üzerinde durulmuş ve propaganda alanları değerlendirilmiştir.trinfo:eu-repo/semantics/openAccessKAFKASYA’DA ALMAN İŞGALİ VE PROPAGANDASI (1942-1943)Article10.53718/gttad.1302563TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NİN 100. YILI ÖZEL SAYISI3954081206859