Yazar "Karasu, Demet" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 5 / 5
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe According to R. 1306 (A.D. 1890) Aydın Province Yearbook, Saruhan (Manisa) Sanjak and Administrative Staff(Serhat KUZUCU, 2023) Karasu, DemetManisa, one of the important cities of the Aegean region, has attracted the attention of many civilizations throughout history with its fertile lands. During the Ottoman period, Manisa Sanjak continued to be known as the "City of Şehzades" even today because it was the place where the future Sultans were taught the administration. During the governorship of the şehzades, Manisa, besides being a home of science and wisdom, had its share in terms of construction activities at the highest level, and the historical cultural heritage of today's Manisa has been a product of this rising period. Since ancient times, the city has also developed economically because it is at the intersection point of historical roads that reach the Aegean coasts from Central Anatolia. One of the important sources to be consulted in historical researches is Salnames and they are divided into two groups as official and private. Official salnames held regularly under the name of Salname-i Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye and are examined in three parts as State Salnames, Ministry Salnames and Provincial Salnames. In the provincial yearbooks, which are within the scope of our subject, many subjects such as the annual administrative division and organization of the provinces of the Ottoman Empire, their officials, educational institutions, their history, geographical structure, antiquities, population, agricultural and commercial production have been included. In this respect, provincial yearbooks are very valuable main sources that provide important information about the central and provincial organization since the middle of the XIX. century. Saruhan Sanjak will be tried to be discussed in terms of administrative, social, economic, geographical and demographic aspects in the light of the Aydın Province Yearbook of R. 1306 (1890), which is officially kept and is the subject of our study. Thus, at the end of the XIX. century, the general situation of the region will be revealed and local history will be analyzed from a broad perspectiveÖğe II. ABDÜLHAMİD DÖNEMİ BÜROKRATLAR ARASI ELEŞTİRİLERE BİR ÖRNEK: MEHMED MEMDUH PAŞA’NIN ESVÂT-I SUDÛR ESERİNDE SAİD PAŞA FİGÜRÜ(2024) Karasu, DemetErzurum’da dünyaya gelen Mehmed Said Paşa, dönemin bir diğer paşası Said Paşa ile karıştırılmaması adına boyunun kısalığından dolayı “Küçük” lakabıyla bilinmektedir. Babasını erken yaşta kaybeden Paşa, ailesinin geçimini sağlamak için Erzurum Tahrirat Kalemi’ne memur olarak atanınca ihtisasına ara vermek durumda kalmıştır. 1853 yılında başlayan memurluk serüveni 1856’da Anadolu Ordu-yı Hümâyun Tahrirat Kalemliği, 1858’de Meclis-i Vâlâ memurluğuyla devam etmiştir. Bir taraftan memuriyetini sürdürürken bir taraftan da öğrenimini tamamlamaya çalışan Said Paşa, Ayasofya Camii’nde başladığı derslerini memuriyeti dolayısıyla sekiz yılda bitirmiştir. Dil konusunda kendini geliştiren Paşa, Anadolu ve Rumeli’de çeşitli görevler ifa etmiş ancak bürokrasinin basamaklarında yükselebilmek için mümkün olduğunca taşra memurluklarından uzak durmaya çalışmıştır. Basına olan ilgisinden ötürü Takvim-i Vekâyi gibi çeşitli dergilerde görevler ifa etmiştir. 1876 yılına dek çeşitli memurlukları icra eden Said Paşa, Sultan II. Abdülhamid’in tahta çıkmasıyla sultanın vazgeçemediği danışmanı olmuş ve bu durum Paşa’nın pek çok muhalifi karşısına almasına neden olmuştur. Başkitâbetlik görevi esnasında 1876 Kanûn-i Esâsinin hazırlanmasında hatta 1878 yılında bugün bile geçerli olan Adliye Teşkilatı Nizamnâmesini hazırlanmasında Paşa’nın devlete önemli katkıları olmuştur. Son derece çalkantılı bir dönemde yaşayan ve Sultan ile ara ara ihtilafa düşse de yekunda dokuz kez sadaret makamına getirilen Paşa, dönemin önemli siyasî, idarî ve ictimâi meseleleriyle yakından ilgilenmiştir. 1912 yılında İttihatçılarla düştüğü ihtilaf sonucunda istifa eden ve siyasî tarihini burada sonlandıran Said Paşa, 1914 yılında hayata gözlerini yummuştur. Sultan II. Abdülhamid ile olan yakınlığı, idarî anlamda ileriye sürdüğü fikirleri ve yaptığı bazı icraatlarından dolayı kendisine muhalif çevreler oluşturmuştur. Bu çevre içinde yer alan Mehmed Memduh Paşa, Said Paşa’ya olan düşüncülerini Esvât-ı Sudûr adlı eserinde uzun uzadıya kaleme almıştır. Çalışmada Said Paşa’ya karşı Mehmed Memduh Paşa tarafından yapılan ithamlara değinilip doğruluk payı olup olmadığı değerlendirilecektir.Öğe İNGİLİZ BİR HALK BİLİMCİNİN GÖZÜNDEN OSMANLI DEVLETİ’NDE EVLİLİK GELENEĞİ(2024) Karasu, DemetOsmanlı Devleti binlerce yıllık geçmişten gelen Türklük gelenekleri ve İslamiyet’in emirlerini bünyesinde barındıran Türk-İslam devletlerinden biridir. Bu iki mirası Osmanlılık potasında eriten Osmanlı Devleti, şekillendirerek kültürlerini muhafazaya etmeye devam etmiştir. Kültürel hayat içerisindeki en önemli konulardan birisi kuşkusuz evlilik kurumudur. Osmanlı toplumunda görücülük, kız isteme, gelin hamamı, nişan, düğün gibi çok büyük organizasyonlar bu harmanlanmış kültür bağlamında gerçekleşmiştir. Türk-Müslüman kültürünün zirvesi olarak kabul edilen Osmanlı kültürel hayatı, diğer tüm toplumlar için merak uyandırmıştır. Pek çok araştırmacı tarafından incelenmiş olan Osmanlı sosyo-kültürel yapısı, toplum bilimci, çevirmen ve seyyah olan Lucy Mary Jane Garnett’in de dikkatini cezbetmiş ve bu alanda kaleme aldığı çalışmalarıyla, Osmanlı toplumsal yaşamının daha detaylı anlaşılmasına katkı sağlamıştır. Garnett, “Türkiye’de Aile Hayatı” adlı eserinin Evlilik Törenleri kısmında, Osmanlı örfünde gençlerin evlenme serüvenlerini en başından sonuna kadar detayları ile birlikte objektif şekilde ve bilimsel metotlarla ortaya koymuştur. Seyyah, Osmanlı ahalisi içerisinde yaptığı gözlemlerini halkın inanç ve kültür esaslarına uygun olarak araştırmış ve kaleme almıştır. Söz konusu eser, çağın diğer seyyahlarından pek çok yönden ayrılmakla birlikte Osmanlı’nın son dönemlerini aydınlatmaya katkı sağlayacağı düşünüldüğünden, verdiği bilgiler kritik edilerek çalışma konusu edilmiştir. Bir halkbilimci olan Garnett, çağdaşı olan diğer seyyahların aksine dönemin şartlarına göre akademik sayılabilecek bir eser ortaya koymuştur. Yazar, evlilik merasimleri ile ilgili başlığa direkt olarak Hadis-i Şerifler ile başlamıştır. Müslüman bir toplumu araştırdığının bilincinde olan Garnett, Osmanlı toplumunu daha iyi anlayabilmek ve aktarabilmek için içinde bulunduğu toplumun kültürünü ve dinini en iyi şekilde anlamaya çalışmış ve okuyucularına bu şekilde bilgiler sunmak istemiştir. Akademik olarak değerlendirildiğinde dikkat çeken en önemli detay ise eserde yazarın dipnot usulü kullanmasıdır. Seyyah, genel olarak bizzat gözlemledikleri olayları yorum yapmadan aktarmış olmasından dolayı eserin objektif olduğu da söylenebilir. Zira dönemde pek çok art niyetli ve Osmanlı toplumuna karşı olumsuz fikir besleyen seyyahlar tarafından ortaya konan eserlerde, aktarılan olayların taraflı şekilde aktarılmasının yanı sıra şahit olunmayan olayları ve hurafeleri de aktardıkları bilinmektedir. Tüm bu belirtilen kısımlara bakıldığında her açıdan çağdaş eserlerinden ayrışan Garnett’in çalışmasında, vermiş olduğu bilgilerin doğruluğu akademik bazı eserler ile tenkit edilmeye çalışılmıştır. Kaleme alınan bilgilerin genel olarak doğru olduğu gözlemlenmiştir. Bu şekilde Osmanlı toplumunda yaşayan gençlerin evlenme serüvenlerini ayrıntılı şekilde kronolojik olarak ortaya koymuş ve dönemin sosyo-kültürel hayatına ışık tutmakla kalmamış toplumun dini ve milli pek çok örfünü de şahsen gözlemlemek suretiyle adeta dönemin bir portresini çizerek tarihe ışık tutmuştur.Öğe Mahmud Nedim Paşa ve Nedimof Yakıştırması(Hakan YILMAZ, 2024) Karasu, DemetDevlet kademelerinde önemli hizmetlerde bulunmuş olan Mahmud Nedim Paşa, Tanzimat döneminin kayda değer simalarından biridir. Yine aynı şekilde devlet memurluklarında önemli görevler icra etmiş olan Mustafa Reşid Paşa, Âlî Paşa ve Fuad Paşa gibi şahıslarla kurduğu yakın münasebetlerden ötürü Paşa, bürokraside emin adımlarla ilerlemiştir. Devlet hizmetindeki tecrübeleri, ciddiyeti, istikameti ve gerçekleştirdiği icraatlarla Sultan Abdülaziz’in dikkatini celp etmiştir. Devletin içinde bulunduğu çalkantılı süreçte memuriyet hayatı da aynı oranda çalkantılı geçen Mahmud Nedim Paşa’nın bozulan ekonomiyi düzeltmek adına gerçekleştirdiği Tenzîl-i Faiz, diplomasi anlayışı ve birtakım icraatları şahsına karşı düşmanlık oluşturmuştur. Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu siyasî, iktisadî ve sosyal durumun kötüye gitmesiyle kurtuluş çaresi olarak başka bir devletin dostluğuna inanılmış ve bu doğrultuda önemli devlet adamları kendi görüşleri yönünde bir dış güce yanaşmıştır. Mahmud Nedim Paşa da zikredildiği üzere diğer devlet adamlarının da yapmış olduğu gibi dış güçlerden kendisine Rusya’yı yakın görmüştür. Ancak bu durum Paşa için ağır ithamlara ve “Nedimof” olarak anılmasına neden olmuştur. Söz konusu çalışmada Mahmud Nedim Paşa’nın yaptığı icraatları hangi sebeple yaptığı, neyi amaçladığı arşiv belgeleri ve diğer birinci el kaynaklar aracılığıyla ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. İlgili makalede, Mahmud Nedim Paşa’ya karşı olan yakıştırmalar tartışmaya açılarak, özellikle Paşa’ya karşı itham edilen Nedimof lakabının ne derece doğru olduğu ve neden böyle bir lakabın takıldığına dair bilgiler verilerek döneme ışık tutulmaya çalışılmıştır.Öğe Ömer Ziyâüddin Dagestani and His Effect on the Political Transformation of the Period(Serhat KUZUCU, 2024) Karasu, Demet; Karasu, Mehmet KeremHadith, which are an important reference source among Islamic sources, are important both from the point of view of social life and from the point of view of its religious aspect. In particular, its social component revealed the need to protect and legitimize authentic hadiths. Considering the efforts of change and transformation in almost every period, the influence of hadith studies on the modernization process of Turkey cannot be underestimated, especially when one takes into account the influence of the ulema on society. In this context, the Sufis don`t stand aside in the process of modernization, but, on the contrary, the administrators influenced the rulers of that period. One of them, undoubtedly, is Omer Ziyauddin Dagestani, one of the members of the Gyumushkhanevi monastery, who wrote many works on the relationship between the state and mysticism in this sense. The Dagestani, who was not against modernization, contributed to political transformations with his works. Sufism, especially the application of the Qur'an and Hadith, saw the survival of the state with modernization. He is of the opinion that until these two main sources of Islam will not be abandoned, the state will continue to exist for a long time. In this context, Dagestani's hadith works, especially his views on forty hadiths and his political associations draw attention. Research on this issue will be evaluated in this direction.